Anlat Aşkını

Nazar Boncuğu Furyası

Nazar Boncuğu Furyası

Bu yıl nazar boncuğu tüm takılarda trend.

Bir nazar boncuğu furyası başını almış gidiyor. Kapadokya’da nazar boncuğu ağaçlara asılıyor, dilek ağacı altında insanlar fotoğraf çektiriyor. Muskalar, nazardanlıklar, bilezikler, rozetler yapılıyor. Tırnak ojesinden dövmeye, pasta dekorasyonundan, bilgisayar oyunlarından şirket logosuna her yerde karşımıza çıkıyor. Aplikler süsleniyor, duvara asılıyor ve yüzüklerde, küpelerde, kolyelerde motif olarak kullanılıyor.

Nazar Boncuğu Tarihçesi

Türkiye’nin komşuları İran, Yunanistan, Kafkasya ve Ortadoğu’da yaygın olan nazar inancına, Hindu ve Budist toplumlarda da rastlanıyor. Arkeolojik bulgulara göre nazarlık inancı neolitik çağlara kadar uzanıyor. Tarihi bir kaya resminde göz biçimli bir muskadan kaçan akrepler, yılanlar resmediliyor. İnsanlar Akdeniz civarında binlerce yıldır “kem göz” ile ilgili saydıkları uğursuzluklardan nazar boncuğu ile korunduğunu düşünüyor. Nazar boncuğu inanışı İslam’da da yer buluyor. Hz. Muhammed’in “Nazardan Allah’a sığınınız, çünkü göz (değmesi) gerçektir” hadisi kabul görüyor. İslam’da bu gibi objelerin kullanımı doğru görülmese de, günümüzde ibadet amacıyla nazar boncuğu takan kimseye rastlanmıyor. Üstelik doğu kültürlerinde hamse kullanımına da çok sık rastlanıyor. Nazar boncuklu beş parmaklı bir el biçimindeki bu motif, Ortadoğu’da çok yaygın kullanılıyor. İsrail’de Davut yıldızı eklenerek hamse kullanımı daha sık görülüyor. Muhtemelen Moğol istilası dolayısıyla bugünkü Pakistan bölgesine de yayılmış olan nazar boncuğu inancı, Çin’de bile kendine yer bulmuş durumda.

Anadolu’da Nazar Boncuğu

Kapadokya’daki kilise resimlerinde Ortodoks Rumlar da bu motifi sık kullanıyor. Eski Türk toplumlarında da aynı inanç bulunuyor. Gökle ilişkili boncuk anlama gelen “gökçe munçuk” olarak adlandırılıyor. Türk mitolojisinin korkunç yaratığı Albıs’ın gökçe munçuktan kaçtığı rivayet ediliyor. Gözün dikkatini başka yöne çektiği mantığı ileri sürülüyor. Eski halk inanışına göre, koruyucu nitelikte olması için koruyucu ruha sahip bir ocakta eritilmiş olması gerekiyor. Masal anlatırken nazarın gücünü anlatmak için abartı mahiyetinde, nazar boncuklarını bile çatlattığı söyleniyor. Akdeniz’in yörükleri “dilgöz", Antep’in yerlileri “it boncuğu” diyor, Karadeniz’in bazı yörelerinde “yılanbaşı” diye de adlandırılıyor. Nazar boncukları Osmanlı döneminde yok olmaya yüz tutuyor. Ancak 19. Yüzyılda Suriye’den İzmir’e yerleşen Arap ustalar sayesinde bir dönem bu furya yeniden başlıyor. Ancak ocakları çok is yaptığı için Araphan ve Kemeraltı mahallelerinde yerleşen ustalar sürülmüş ve geleneği onların yetiştirdiği ustalar devam ettiriyor.

Bir Tarz Olarak Nazar Boncuğu

                   

İtalyan Murano camları hatta kuartz ile de imal edilebilen nazar boncukları, ister gümüş, ister altın muhafazada olsun, en başta gelinlere yakışıyor. Bilezik, kolye ve küpe olarak kullanılıyor. Turkuaz içeren yüzükler de göz alıyor. Köklü bir gelenek olmasıyla hoşgörüyü temsil ediyor. Pozitif etkisiyle günü iyiye yönlendiren nazar boncukları, yumuşak çizgiler içeren giyimle güzel kombin ediliyor. Mavinin zıt rengi turuncudan kaçınmaya dikkat etmek gerekiyor. Nazar boncuları, genelde canlı renklerle, otantik, etnik desenlerle uyum sağlıyor. Nazar boncuk motifli bir kolye, uygun renkte bir saç bandı ve turkuaz takılarla rahatlıkla kombin ediliyor. Motif, mücevher kutularına da pek yakışıyor. Nazarın akıllı, başarılı, güzel, dikkat çeken kişilere değdiğine inanılıyor. Bu yüzden yakınlarda sizin de zevkinizi yansıtan bir parça bulundurmak gerekiyor.



Bir Cevap Yazın