Moda Dünyası – Karl Lagerfeld’in Moda Dünyasına Katkıları

Moda Dünyası – Karl Lagerfeld’in Moda Dünyasına Katkıları

Karl Lagerfeld, bir nevi moda dünyasının Einstein’ı. Asıl adı Karl Otto Lagerfeld olan ünlü modacı 1933 yılında Hamburg’da doğmuş ve çocukluğunu da doğduğu yer olan Almanya’da geçirmiştir. 14 yaşında Paris’e gelen Lagerfeld, moda hayatına ilk adımını da atmış oldu. 17 yaşında Pierre Balmain’da işe başladı. İlk tasarımları basın tarafından eleştirilen Karl, moda yolunda asla geri adım atmadı. 19 yaşına geldiğinde, kendine özgü tasarım bir ceket ile bir moda yarışması kazandı ve sonrasında Jean Patou ile çalışmaya başladı. Jean Patou ile olan beş yıllık çalışma hayatında haute couture (kişiye özel elbise dikimi ) tarzı işler aldı. Karl ilk tasarımlarıyla oldukça sendeledi ancak asla yılmadı. Bunları atlattıktan sonra KL adında kendine ait bir parfüm ve giyim markası oluşturdu, bu markayı ileride Tommy Hilfiger’a satacaktı.

Önemli İş Birlikleri

Hayatının kalan kısmında ise büyük markalarla iş birliklerine imzasını atan Karl Lagerfeld için en unutulmaz iş birlikleri kuşkusuz Chanel ve Fendi ile birlikte gerçekleştirdiği projeler. Adının tüm dünyaya yayılması, Chanel ile olan ilişkisiyle başladı. Hatta Chanel’le birlikte yürüttükleri iş birliği için görüşünü ”Saygı artık satmıyordu. Ben horlayan bir güzel satın aldım ve adeta ölüyü dirilttim.” olarak belirtmiştir. Chanel ve Fendi ile olan sözleşmelerinin hayat boyu devam edecek olduğunu söylemekten de çekinmedi. Ayrıca Lagerfeld, moda tasarımında olduğu kadar fotoğrafçılıkta da ustaydı.

Çalışma Prensipleri 

Çalışma hayatına gelecek olursak Karl asla bugünün işini yarına bırakmayan bir çalışma düzenine sahipti. İçinde bulundukları endüstri için en önemli olanın hızlı olmak olduğunu söyleyen Karl, hızlılığı ve çizim üzerinde tasarladıklarının üretildikten sonra modelle birebir olacak şekilde hazırlamasıyla kendini adeta bir makineye benzetir. Defileleri ise asla kaçırmazdı. Bir röportajında söylediği ”Kendim hakkında her zaman kötü hissediyorum. Sanki her zaman daha iyisini yapabilirim gibi.” düşüncesiyle kendini hep ileriye taşıdı ve asla yeniliklerden kaçınmadı. Karl’ın yapmaktan en çok keyif aldığı şey daha önce yapmadığı bir şeyi denemekti. Ünlü modacı hayatında her zaman çok ciddiye aldığı bu prensipleriyle birçok başarıya imzasını attı ve kendisini diğer modacılardan her zaman daha farklı kılacak ve bir adım öne çıkaracak tasarımlar ortaya koydu.

İz Bırakan Tasarımları

Lagerfeld’in kuşkusuz her tasarımı başlı başına bir eser niteliğinde. Ancak bazıları ise her bakışta bize onu hatırlatıyor. Bu iz bırakan tasarımlarına örnek verecek olursak; bildiğimiz üzere döpiyes takım elbise kadınların hayatına Coco Chanel ile girdi, Karl ise kadınlar için takım elbiseye gerek şifon kumaşlarla gerekse ilerleyen yıllarda kot kumaşlarla bambaşka bir boyut kazandırdı. Fendi’nin ise en bilinen ve yıllarca kullanılan, hatta günümüze kadar popülerliğini korumayı başaran Fendi “baguette” çantası ilk olarak Silvia Venturini Fendi tarafından tasarlanmış olsa da Lagerfeld’in getirdiği yeni yorumla bu çanta bugünkü halini aldı. Ünlü modacı hayatı boyunca kalıplarının dışına çıkmaktan çekinmedi. Çok iyi bir moda tasarımcısı olmasının yanı sıra Karl Lagerfeld aynı zamanda çok iyi de bir kostüm tasarımcısıydı. 2009 yılında İngiliz Ulusal Balesi için harika bir Kuğu Gölü tütüsü tasarladı.

Bir Efsanenin Aramızdan Ayrılışı

Karl Lagerfeld geçirdiği bu yoğun ve hızlı hayata yorgun düşmeye başlamıştı. Son olarak 22 Ocak tarihinde katılamadığı bir defile sonrası Chanel, Karl Lagerfeld’in yorgun olduğu için defilelere katılamadığı açıklamasını yaptı. Maalesef ki Lagerfeld, 19 Şubat 2019 tarihinde hayata gözlerini yumdu. Kendisi için ”Ben modanın vampiriyim, istediğimi alırım ve geri kalanını bırakırım.” tanımlamasını yapan ünlü modacı Lagerfeld’in uzun yıllar boyu iz bırakacağı ve unutulmayacağı şüphesiz.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir