Anlat Aşkını

Doğasında İyileşmenin Güzelliği Var

Doğasında İyileşmenin Güzelliği Var

Kırılan parçaları toplarken, her bir kırık parçaya bakıp artık o eşyanın hayatımızda olmayacağını düşünürüz.

Belki suçluluk duyarız, parçaları birleştirmek ister ama onu eskiye döndüremeyeceğimize inanırız. Ancak her kusuru ve eksikliği kucaklayan,

doğasında iyileşmenin güzelliğini barındıran “Kintsugi”, kırılan objeye bir şans daha vererek onun yeniden hayat bulmasına ve hayatımızdaki varlığını devam ettirmesine olanak tanır. Geçmişi 15. yüzyıla dayanan ve “Kintsukuroi” olarak da bilinen; kırık porselen ya da seramik parçaları altınla birleştirme yöntemi Kintsugi, çıplak gözle bakıldığında sadece bir tamir sanatı olarak görünür. “Kin” Japon dilinde altın, “tsugi” ise birleştirmek anlamına gelir.

KUSURLARI KUCAKLA

Oysa Kintsugi, yalnızca bir tamir sanatı değildir; kimi zaman seramik bir kase, kimi zaman porselen bir çay fincanının kırık parçalarını birleştiren o usta ellere, onu hayatımızdan tamamen çıkarmak yerine, onun ikinci bir şansı hak ettiği düşüncesi ve inancı eşlik eder. Temelinde ise “Wabi-Sabi” yani “Kusurları kucakla” olarak bilinen Japon felsefesi yatar. Kintsugi sanatının ortaya çıkışına ilişkin anlatılardan biri, Japonya’nın 15. yüzyıldaki shogun’larından Ashikaga Yoshimasa’nın (1436-1490) kırık bir seramik çaydanlığı tamir ettirmek için Çin’e göndermesiyle başlar. Yoshimasa, tamirden dönen çaydanlığın metal tellerle birbirine tutturulduğunu görünce, bu tamiratın estetik olmadığını düşünerek yerine altın kullanılmasını emreder. Bundan ilham alan sanatçılar, objeler estetik görünsün diye çabalarken Kintsugi sanatı ortaya çıkar.

Kintsugi’nin ortaya çıktığı dönemde Batı’da kırılan objelerin değerini kaybettiği ve bir daha eskisi gibi olmayacağı düşüncesi yaygınken, Doğu’da yükselen bu sanat, Wabi-Sabi felsefesiyle beslenerek güçlenir. Bu düşünce ve inanca göre, parlayan objeler yeni kabul edilir ve kullanımları onlara soyluluk katıp değer kazandırır. Kullanılırken kırılan objeler ise onarıldıklarında yeniden hayat bulur.

Günümüzde, kırılmış seramik ve porselenler toz altın, gümüş, bronz ya da platinden oluşan vernikle onarılmaya, Kintsugi geleneğiyle eskisinden daha orijinal, daha estetik ve daha değerli kabul edilen yeni hayatlarına kavuşturulmaya devam ediyor. Hatta bazı çağdaş Japon sanatçılar, Kintsugi’yi icra edebilmek için sağlam objeleri kırıyor, yeniden yapıştırıyor ve ortaya birbirinden güzel sanat eserleri çıkarıyorlar. Sözün özü, Kintsugi ile nesnelerin yeniden doğuşu temsil ediliyor.

 

 



Bir Cevap Yazın