Anlat Aşkını

Altın Ayarları ve Değerleri Nasıl Hesaplanır?

Altın Ayarları ve Değerleri Nasıl Hesaplanır?

Parlak sarı rengi, doğada serbestçe bulunması, kolay işleniyor olması ve dayanıklılığıyla ilişkili olarak altın çok eski dönemlerden beri insanların gözde metalleri arasında yer alıyor. Eski dönemlerde çeşitli eşyaların yapımında ve metal paralarda bolca kullanılan bir madenken günümüzde yüksek fiyatlı olması sebebiyle ziynet eşyası olarak ve farklı sektörlerde kullanım alanları bulunuyor. Altın, çok iyi elektrik ve ısı iletim özelliğinin olması sebebiyle aynı zamanda bazı elektrik devrelerinde kullanılıyor. Çok kararlı bir element olması ise altın asitlerden etkilenmeyen bir metal olmasını sağlıyor. Oksitlenme, kararma ya da renginde solma olmayan altın, tüm bu özellikleri dolayısıyla yüzyıllardır çok kıymetli bir maden olarak birçok alanda kullanılıyor.

Altının Doğada Hangi Saflıkta Bulunur?

Sarı renkli ve yumuşak bir element olan altın doğada %100 saf bir halde olmasa da buna yakın bir değer olan %99,99 değerinde saflıkta bulunuyor. Altına en fazla karıştırılan elementler arasında bakır, gümüş, nikel ve çinko geliyor. Bu elementlerin altınla karıştırılması neticesinde ortaya daha dayanıklı bir alaşım çıkıyor.

Öte yandan altınla karıştırılan elementlerin cinsi ve miktarına göre alaşımda renk değişimleri de oluşuyor. Örneğin; altın ile saf gümüşün karışmasından yeşil altın elde edilirken altının platin ve nikel ile karıştırılmasından beyaz altın, bakır ile karıştırılmasından kırmızı altın, çinko ile karışımından ise sarı altın elde ediliyor.

Altın Ayarı Hesaplaması

Altının saflığına dair kimyada % (yüzde) kavramı kullanılırken mücevhercilikte altının saflığıyla alakalı olarak “karat” veya “ayar” tabirleri kullanılıyor. Bu kavramlar kısaca “K” harfiyle ifade ediliyor. Örneğin, altın bir yüzüğün içinde yazan “14 K” ifadesi, altının 14 karat veya 14 ayar olduğunu ifade ediyor.

Altından yapılmış olan bir maddenin ayarının hesaplanabilmesi için ilk önce milyem değerinin bulunması gerekiyor. Milyem değeri kısaca, altın saflığının 1000 üzerinden değerlendirmesi olarak açıklanıyor. Bu değerin hesaplanabilmesi için altından yapılan maddenin içerisinde bulunan saf altın kütlesi, toplam kütleye bölünerek 1000 ile çarpılıyor.

Örneğin, 100 gramlık bir bilezik içerisinde bulunan 80 gram saf altının milyem değerinin bulunabilmesi için 80 gr / 100 gr x 1000 formülü kullanılıyor. Bu hesaplamayla bileziğin saflığı 800 milyem olarak bulunuyor. Saf altının 1000 milyem ve 24 ayar olarak kabul edilmesinden dolayı 1 ayar 41,66 milyeme eşit oluyor. Sonuç olarak saflığın ortaya çıkabilmesi için milyem değerinin 41,66’ya bölünmesi gerekiyor. Bu şekilde altının kaç ayar olduğu yani saflığı anlaşılabiliyor.

Piyasada en fazla kullanılan altın ayarlarının saflık ve milyem değerleri şu şekilde sıralanıyor:

-24 ayar altın, %99,99 saflıktadır ve milyem değeri 999,9’dır.

-22 ayar altın, %91,6 saflıktadır ve milyem değeri 916’dır.

-18 ayar altın, %75 saflıktadır ve milyem değeri 750’dir.

-14 ayar altın, %58,5 saflıktadır ve milyem değeri 585’tir.

Altın Fiyatları Neye Göre Belirlenir?

Altın değerli bir maden olması sebebiyle tüm dünyada işlem gören bir emtia olma özelliğiyle de karşımıza çıkıyor. Düğün mevsiminin açılmasıyla birlikte altın fiyatlarında yükselme meydana gelebiliyor. Altına endüstriyel olarak duyulan ihtiyaç da altın fiyatlarını etkiliyor. Özellikle Çin ve Hindistan gibi ülkelerde ziynet eşyası olarak altın kullanımı çok talep görüyor. Ancak 22 ayar bilezik fiyatları ile 14 ayar altın fiyatı hiçbir zaman aynı olmuyor. Altın fiyatları çeşitli etmenlerden etkilense de altının satış fiyatını belirleyen en önemli unsur saflık derecesi olarak karşımıza çıkıyor. Altının ayarı düştükçe fiyatı da düşüyor. Ancak düşük ayara sahip bir altın kullanımda bir probleme yol açmıyor.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir