Anlat Aşkını

Ailemizin Güçlü Çınarı Babalarımız

Ailemizin Güçlü Çınarı Babalarımız

Annelik doğuştan gelen bir içgüdünün zorlu doğum sancılarıyla harmanlanmasıdır. Babalık ise sonradan öğrenilen, ilmek ilmek işlenen ve giderek çoğalan çok kıymetli bir duygu bütünlüğüdür. Annelik, güzel kokular yayan rengarenk bir çiçek gibi çocuğunun etrafını sarmaktır. Baba olmak ise güçlü ve yıkılmaz bir çınar gibi evlatlarını daima gölgesinin dinmek bilmeyen huzurunda yaşatmaktır.

Babalar her zaman her yere yetişir, tüm kavanozların kapağını açabilir ve daima güven verir…

Baba, bebeğini kucağına aldığı ilk anda kollarında yeşeren bir yaprak tuttuğunu bilir. Gölgesindeki bu tazecik yaprağın daima gülmesi ve dünyayı sevmesi için elinden gelen mücadeleyi gösterir. Hareketlerini kontrol edemeyen bu bir tutam vücut, babanın kollarındayken dünyanın en konforlu ve güvenli yerindedir. Baba, ömrü boyunca bu küçük bedeni seveceğine ve onun hayallerinin arkasında duracağına söz verir. Sessizce, dürüstçe, kısacası babalara yakışır biçimde…

Her çocuk büyürken toza toprağa karışır, renkleri tanımaya başlar ve dünyayı keşfe çıkar. Bu zorlu yolculukta baba, sadece yorucu bir iş gününün ardından eve çikolatayla dönen kişi olarak bilinir. Oysa ki gerçek olan şey, babanın oturduğu koltuğun bile o evin huzurunu temsil etmesidir. Çocuk yaşamı tanırken, baba onun ellerinden tutar ve ona hayatı öğretir. Bazen oltaya takılan bir balık, bazen maçta kaçan bir gol, bazen mezuniyet töreninde gözlerden süzülen bir damla yaş, babanın verdiği en kıymetli derstir.

Baba, bebeğiyle ilgilendikçe ve ona emek verdikçe duyguları da gözle görülür hâle gelir. Çocuğun bir zamanlar sırtına çarşaf bağlayınca kendini süper kahraman sanması, yerini babasının kahramanlık hayaline bırakır. Her çocuk hayallerindeki asıl kahramanın babası olduğunu bilir. Çünkü baba, yaşam denen zorlu macerada en tehlikeli durumlara bile çocuğu için dahil olacak kadar güçlüdür. Yıkılmaz bir çınar olmak yalnızca sonsuz bir huzur hissi sağlamak değil, aynı zamanda evladını zorlu fırtınalara karşı da korumaktır.

Her çocuk hayatın belli bir noktasında artık 'yetişkin' olduğunu düşünür. Üniversite bitince, askerden dönünce, yüksek lisans yapınca, hayatının aşkıyla evlenmeye karar verince, iş hayatına atılınca ya da yurt dışına çıkınca… Artık o görkemli çınarın gölgesinde dinlenmek yerine uzun maceralara atılmak isteriz. Oysa ki gerçekten 'yetişkin' olmak sadece çocuk sahibi olunca mümkündür. Çünkü bir gölgenin kıymeti, ancak o gölgenin kendisine dönüşünce anlaşılır. O küçük savunmasız varlık parmağınızı sıktığında, aklınıza düşen en güzel hatıra babanızın fotoğrafıdır. Babalar Günü bu yüzden sanıldığından çok daha özeldir.

Altınbaş, gölgesinde huzuru saklayan tüm babaların Babalar Günü'nü kutlar…


Related Posts

Altınbaş Halk Günleri Etkinliğimiz

Altınbaş Halk Günleri Etkinliğimiz

Türkiye’nin lider mücevherat markası Altınbaş olarak, İstanbul’da ilk kez gerçekleştirdiğimiz halk günlerinin açılışını cemiyet ve magazin dünyasından önemli isimlerin katıldığı davet ile gerçekleştirdik. 1-5 Kasım arası gerçekleşen etkinliğimizde pek çok altın, pırlanta ve elmas ürün neredeyse maliyetine fiyatlarla satışa çıktı. Etkinliğin en pahalı ürünü 1 […]

2017/18 Sonbahar’da Öne Çıkan Mücevherler

2017/18 Sonbahar’da Öne Çıkan Mücevherler

Zincir Püsküller Püskülü bohem stilinden uzaklaştırıp zarafet ile buluşturan püskül mücevherler, bu sonbahar uzun ince altın zincirlerle kadınları etkisi altını alacak gibi görünüyor. Süslenmiş Halkalar   Halka küpeler her durumda kurtarıcı olarak imdadımıza yetişirler. Son dönemde de oldukça trend olan halka küpeler 2017/18 sonbaharda da […]



Bir Cevap Yazın